arihin en eski alışveriş merkezi sayılan Kapalıçarşı, varoluşunun 500. yılında bile ihtişamıyla ziyaretçilerini etkilemeye devam ediyor. Hayata geçirildiğinde yalnızca alışveriş amacı olmayan Kapalıçarşı, aynı zamanda dönemin emanet merkeziydi.

 

Yaklaşık 110 bin metrekarelik alana yayılan Kapalıçarşı, üzerinden 500 yıl geçse de günümüzde bile hâlâ merak uyandırıyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri de Osmanlı hazinesi sayılması. 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan bu çarşının alışveriş dışında başka işlevleri de vardı. Osmanlı döneminde bankalar olmadığı için ücret karşılığında insanlar, değerli eşyalarını bedestene emanet ederdi. Kapalıçarşı’nın içerisinde bulunan iki bedesten, bu anlamda büyük önem taşırdı. Cevahir Bedesteni ve Sandal Bedesteni.

 

Mücevherin Adresi

Günümüzde Kapalıçarşı, içerisindeki dört bine yakın dükkan, 50 cadde üzerindeki 40 han, 19 çeşme ve fazlaca hamam ile hâlâ İstanbul’un en önemli ticaret merkezi olarak hayatına devam ediyor. Tarihin tozlu sayfalarını günümüze kadar getirmeyi başaran bu çarşı, görevini tamamlamamış olsa gerek ki bugün bile onlarca zanaatı bünyesinde yaşatmaya çalışıyor. Çini, bakır, paşmina, kaligrafi, kilim gibi onlarcasını bulabileceğiniz Kapalıçarşı’nın alameti farikası, mücevherler. Bu misyonunu, nefes alıp verdiği 500 yıl boyunca hiç unutmamış. Mücevherin her hali ile tanışabileceğiniz bu çarşıda, özel tasarım mücevherler de yapılıyor. Usta zanaatkârların sanat eseri sayılan bu mücevherler, ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görüyor. Üstelik bu zanaatkârlar arasında usta-çırak ilişkisine dayanan köklü bir geçmiş var. Bir ustanın yanında yetişen çırak, vakti geldiğinde sanat eseri yaratan başka bir ustaya dönüşüyor ve bu döngü, var olduğu ilk günden beri hiç değişmiyor. Üstelik sahip olduğu 54 mücevher dükkânı dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğruyor. Müşterileri aralarında Hollywood yıldızlarının bile olduğu bu dükkanların yan yana sıralandığı sokak, çarşının ana caddesi sayılıyor.

 

Özel Dokuma Halılar

Kapalıçarşı’daki alışverişin en önemli parçalarından biri de halı. Tarihte seçkin bir yere sahip olan halının, geleneksel sanat olması açısından da ayrı bir önemi var. Tarihi, Orta Asya Türklerine kadar uzanmasına rağmen, günümüz teknolojisine ayak uydurabilmeyi de başarmış. Bu sebeple Kapalıçarşı, Türkiye’nin her yerinde dokunan seçme halıların buluşma noktası sayılıyor.

Kapalıçarşı’da, halıların yanında birbirinden güzel kilimlerle de karşılaşacaksınız. İnce halı tipi olarak geçen kilimler, ev dekorasyonun önemli parçalarından. Her yıl trendi takip eden bu kilimler, turistler tarafından çok beğeniliyor.

 

Grafomonların Babası

Kapalıçarşı’nın kendi kadar içerisindeki her dükkânın ayrı bir hikâyesi, ayrı bir ruhu var. Gramofon Baba da bunlardan biri. Küçücük bir dükkâna, kocaman bir hayat sığdıran Gramofon Baba, içeri girer girmez müziğin büyüsüyle sizi kucaklıyor. Türkiye’nin ilk gramofon üreticilerinden olması bir yana, gramofona dair her sorunuzu cevaplıyor. Özel tasarım gramofonlarıyla dinlediğiniz müziğin bir başka olduğuna tanıklık ediyorsunuz.

 

Kısa Bir Mola

Kapalıçarşı’da dolaşmak tahmin ettiğinizden daha fazla yoracak sizi. Onca dükkân, onca sokak sizi içine çektiğinde zamanın ne kadar hızlı aktığına inanamayacaksınız. Bir soluk almak, dinlenip gezinize devam etmeniz için de çarşıdaki tek kıraathane olan Şark Kahvesi’ne uğramalısınız. Orada içeceğiniz kahveyle bir soluk alırken, Kapalıçarşı’nın içinden her gün ne kadar fazla insan geçtiğine şaşıracaksınız.