Son 20 yılda obezite oranı iki katına çıkmakla birlikte, yediklerimize daha fazla dikkat etmeye başladık. Kepeksiz ekmek yerine kepekli, yağlı süt yerine yağı alınmış süt girdi mutfağımıza. Protein hayatımızda önemli bir yer tutmaya başladı. Protein bakımından zenginleştirilmiş ürünler süpermarket raflarını doldurdu. 2016’da protein takviye ürünleri piyasasının toplam değeri 12,4 milyar dolara ulaştı.

Ancak bazı uzmanlar fazla proteinin israftan başka bir işe yaramadığı fikrini dile getirmeye başladı. Çünkü protein, vücudumuzun büyümesi ve onarımı açısından gerekli bir madde. Protein bakımından zengin süt ürünleri, et, yumurta, balık ve baklagiller midede parçalanıp amino asitlere dönüşüyor ve ince bağırsakta emiliyor. Karaciğer hangi amino aside vücudun ihtiyacı olduğunu belirler ve işe yaramayanlar idrar yoluyla atılır. İşte bu sebeple uzmanlar, vücuda fazladan alınacak proteinin bağışıklık sistemine faydası dokunmadan atılacağı konusunda hemfikir.

Bazı uzmanlara göre, sıkı egzersiz sonrası yeterince protein alınmadığında kas geliştirme yerine kas kaybı yaşanabilir. Bu nedenle uzmanlar, sporcuların, egzersiz sonrasında kas dokusunu onarmak için lösin içeriği yüksek olan ve peynir altı suyu olarak bilinen protein içeceklerini tüketmesini öneriyor.